MİRASIN HÜKMEN REDDİNE DAİR

Yargıtay’a Göre Boşanma Sebepleri
11 Şubat 2020

Mirasın Reddi Davası (Terekenin Borca Batık Olması Sebebiyle)
Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Ancak miras bırakanın ölüm tarihindeki terekesinin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen (kendiliğinden) reddedilmiş sayılmasına dair istemlerde; görevli mahkeme, tereke alacaklılarının alacak miktarına göre belirlenmesi gerekir. (YİBK. 23.12.1942 T. 1942/24 E. 1942/29 K., 2.HD 2011/1647 E. 2011/2862 K., 2.HD 2010/15095 E. 2011/4530 K.)

Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir.

Husumetin alacaklılara yöneltilmesi gerekir.

Sulh hakimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder. Süresi içinde yapılmış olan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir.

Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Üç aylık süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe murisin ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için murisin tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.

Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde murisin ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.

Koruma önlemi olarak terekenin yazımı halinde mirası ret süresi, yasal ve atanmış mirasçılar için yazım işleminin sona erdiğinin sulh hakimi tarafından kendilerine bildirilmesiyle başlar.

Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer. Bu mirasçılar için ret süresi, kendilerinin murisine mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, kendilerinin murisinden geçen mirasın reddi için mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez. Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse; bunlar için ret süresi, önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.

Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.

Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya murisinin işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.

Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebri icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.

Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, murisinin ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, murisinin en yakın yasal mirasçılarına kalır.

En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.

Altsoyun tamamının mirası reddetmesi halinde, bunların payı sağ kalan eşe geçer.

Mirasçılar, mirası reddederken, kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu takdirde ret, sulh hakimi tarafından daha sonra gelen mirasçılara bildirilir; bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. Bu durumda miras, iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir.

Önemli sebeplerin varlığı halinde sulh hakimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış olan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir.

Vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetmesi halinde, murisinin arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, bu redden vasiyet yükümlüsü yararlanır.

Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.

Ödemeden aciz bir murisin mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar. Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle adet üzere verilen çeyiz, bu sorumluluğun dışındadır. İyiniyetli mirasçılar, ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu olurlar.

Mirasın Hükmen Reddi

Kural olarak, 3 aylık yasal süresi içerisinde mirasın reddedilmemesi halinde, mirasçılar mirası kabul etmiş sayılacaktır. Ancak, terekenin (ölen kişinin malvarlığı, hak ve borçlarının tümünün) borca batıklığı halinde mirasın hükmen reddi söz konusu olabilecektir. Şöyle ki;
Türk Medeni Kanununun 605/2. maddesi bu konuyu hüküm altına almıştır. Buna göre “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi (borca batıklığı) açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” Yasa hükmünden açıkça anlaşıldığı gibi, mirasın hükmen reddi, herhangi bir süreye bağlanmamıştır. Mirasın hükmen reddinin koşulu, murisin ölümü tarihindeki borçlarının, alacakları ve tüm hakları da dahil olmak üzere malvarlığından fazla olmasıdır. Yani, mirasbırakanın ölümü tarihinde tereke kapsamındaki pasiflerin aktiflerden fazla olması durumunda ödemeden aczinden (borca batıklık durumundan) söz edilecektir. Terekenin borca batıklığı, murisin ölümü tarihinde söz konusu olmalıdır. Söz konusu borca batıklığın resmen tespit edilmiş veya tespit edilebilir olması gerekmektedir. Terekenin borca batık olduğunun resmen tespiti, ödemeden aciz vesikası veya iflas kararı alınarak sağlanabilir. Ölen kişinin malvarlığının borçlarını karşılayamayacak halde olduğu, mirasçıları ve yakınları tarafından biliniyorsa da mirasın hükmen reddini talep etmeleri mümkündür.
Mirasın hükmen reddi davası, mirasın gerçek reddi davasından farklı olarak 3 aylık veya herhangi bir süreye tabi olmaksızın, terekenin borca batık olduğu durumlarda açılabilir. Mirasın hükmen reddi davasının açılması süre şartına bağlı değildir, her zaman açılabilir. Mirasın hükmen reddi davası, Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılacaktır. Bu davalarda yetkili mahkeme ise genel yetki kuralı gereğince, davalının yani tereke alacaklısının davanın açıldığı tarihteki ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Mirasın reddi davasının tereke alacaklılarına husumet yöneltilerek yani tereke alacaklılarına karşı açılması koşuldur.
Mirasın hükmen reddi davasının yargılama süreci devam ederken, alacaklıların, mirası hükmen reddetmek isteyen mirasçılara karşı alacakları için başkaca yargı yollarına başvurmaları halinde, mirasın hükmen reddi davası bekletici mesele olacak, sonuçlanması beklenecektir. Dava sonucunda mahkemece mirasın hükmen reddine karar verilmesi halinde, mirasbırakanın borçlarından dolayı mirası reddeden mirasçıların aleyhlerinde takip yapılması veya yine mirasbırakanın borçlarından dolayı başkaca mahkemeler huzurunda görülen bir uyuşmazlıkta aleyhlerine karar verilmesi mümkün değildir.
Mirasın hükmen reddini talep edebilmek için, mirasın kabul edildiğini gösterir davranışta bulunulmamalıdır. Yargıtay, miras için veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmesi veya mirasçılar aleyhine mirasbırakanın alacaklıların açtığı manevi tazminat davasında mirasçılar tarafından sulh olunması gibi davranışları; mirasa sahip çıkıldığı, mirasın kabul edildiği şeklinde yorumlamıştır. Miras hissesi hakkında sözleşme yapılması, miras sebebiyle istihkak, tenkis veya paylaşma davası açılması da mirasın reddedilmiş sayılmasına (mirasın hükmen reddine) engel durumlar olarak kabul edilmektedir.
Buna rağmen, Sosyal Güvenlik Kurumu’nca ölen kişinin eşi ve çocuklarına bağlanan dul, yetim aylığı, ölüm aylığı gibi aylıklar, terekeye dahil olmadığından (miras reddedilmiş olmasına rağmen dul ve yetim aylığı alınabilmesine engel bir durum olmadığı gibi), mirasın hükmen reddi talebinin değerlendirilmesi açısından mirası kabul anlamına gelmemektedir. Aynı zamanda, ceza ödememek için muaccel verginin, temerrüt faizi ödememek için para borçlarının ödenmesi de olağan yönetim işlerinden olduğundan mirasın kabulü sayılmamaktadır.

Miras Hukuku’na göre miras bırakanın vefatının ardından mirasın reddi 3 aylık yasal süre içerisinde yapılmalıdır. Mirasın reddi 3 ay içerisinde yapılmaması durumunda ise mirasçılar mirası kabul etmiş sayılırlar. Fakat mirasın borca batık olduğu anlaşılırsa mirasın hükmen reddi söz konusu olabilmektedir.

Mirasın Hükmen Reddi Nedir?
Medeni Kanunun 605. Maddesi mirasın hükmen reddi ile ilgili hükmü içermektedir. Söz konusu kanuna göre miras bırakan kişinin borca batıklığı açıkça belli veya resmien tespit edilmiş ise miras otomatik olarak reddedilmiş olacaktır. Yani yasaya göre mirasın hükmen reddi herhangi bir süreye bağlanmamıştır. Mirasın hükmen reddi koşulu miras bırakan kişi (muris) vefat ettiğinde bu kişinin borçlarının tüm alacak ve malvarlığından fazla olması gerekir. Diğer bir değişle miras bırakan kişinin ölüm tarihinde terekedeki pasiflerin aktiflerden fazla olması durumunda, borca batıklık söz konusu olacağından mirasın hükmen reddi ortaya çıkar. Murisin bıraktığı mirasın borca batık olduğunun resmen tespit edilmiş olması veya tespit edilebilir olması gerekir.

Mirasın Hükmen Reddi İçin Ne Yapılmalıdır?
Mirasın borca batık olduğunun resmen tespiti ve ya tespit edilebilir olması, mirasın hükmen reddi için esas unsurdur. Bu tespit, ödemeden aciz vesikası veya iflas kararı alınarak yerine getirilebilir. Vefat eden kişinin bırakacağı mirastaki mal varlıklarının ve alacağın, borçları karşılamayacağı mirasçıları ve yakınları tarafından biliniyor olması durumunda da mirasın hükmen reddi talep edilebilmektedir.

Mirasın Hükmen Reddi Zaman Aşımı Var Mıdır?
Mirasın Hükmen reddi davası, mirasın reddi davalarından farklı olarak herhangi bir zaman aşımına tabi değildir. Mirasın gerçek reddi davalarında zaman aşımı 3 ay ile sınırlandırılmışken, mirasın hükmen reddi davası terekenin borca batık olduğu durumlarda, süre sınırı olmaksızın istenildiği zaman açılabilir.

Mirasın Hükmen Reddi Davası Nerede Açılır?
Mirasın hükmen reddi davası açacaklar için davanın açılabileceği görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Mirasın hükmen reddi için açılacak davalarda davanın tarafı, tereke alacaklısı olduğundan, tereke alacaklısının ikamet adresinde bu dava açılabilir. Mirasın hükmen reddi ancak tereke alacaklısına karşı açılabilir.
Mirasın Hükmen reddine ilişkin açılacak davalarda yargılama süreci sürerken, tereke alacaklısının mirasçılardan alacağına yönelik açacağı diğer davalar olması durumunda, mirasın hükmen reddi davası bekletici mesele olacak ve sonuçlanması beklenecektir.
Mirasın hükmen reddine ilişkin karar alınması durumunda, miras bırakan kişinin borçlarından dolayı, mirası reddetmek durumunda olan mirasçıların aleyhine takip yapılması veya miras bırakanın borçlarından dolayı farklı mahkemelerde görülen uyuşmazlıkta aleyhlerine karar verilemesi söz konusu olmamaktadır. Mirasın hükmen reddi talebinde bulunacak kişiler öncelikle mirasın kabul edildiğine dair bir davranış sergilememelidirler.

Av.İbrahim KARSLI

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir